sağtık

TİYATROYU NEDEN SEVMİYORUM?

Vandal falan değilim.Tiyatrodan nefret edecek kadar çok tiyatro eseri izledim.Üstelik üniversitede sinema üzerine de eğitim aldım.Gösteri sanatlarıyla yorum yapabilecek kadar haşır neşir oldum yani. Tiyatroyu sevmiyorum çünkü çok abartılı.Abartı içeren hiçbir şeyden hoşlanmadığım gibi, -mış gibi,-miş gibi yapmak ve yapanları izlemek de aynı derecede ilkel ve sıkıcı geliyor. Salon büyük sahne uzak olduğundan ,tiyatroda abartı bir gereklilik.Makyaj abartılıyor ki mimikler görülebilsin.Mimikler abartılıyor ki en uzaktaki seyirci bile görebilsin.Sesler abartılıyor ki yüzünü göremeyen,mimiğini okuyamayan seyirci sesden anlasın hangi duyguda söylediğini.Jestler abartılıyor ki yine aynı şekilde uzakta oturan seyirci ne yaptığını anlayabilsin. Haaa…demek ki neymiş,tiyatroda seyircinin oturma uzaklığıyla alakalı bir anlaşılma sorunu varmış. Tiyatronun tarihi çok eski.Tabii ki sinemanın henüz keşfedilmediği zamanlarda topluca gidilecek tek eğlence tiyatro imiş.Bir de konuya tiyatro yazarları tarafından bakın tabii,matbaanın olmadığı,düşüncelerin,eleştirilerin,görüşlerin insanlara kolaylıkla yayılamadığı dönemden.Elbette ki tiyatro bir takım şeylerin ortaya dökülebildiği hemen hemen tek yol. Ayrıca oyuncular tarafından bakın yine.İçinde rol yapma güdüsü ve hatta yeteneği olan oyuncular tarafından.Nerede dökecek bu tutkusunu seyirciye?Nerede alkış alacak yeteneğinden dolayı? Yani işte yoksunlukların olduğu dönemlerde tiyatro iyiymiş güzelmiş. Ama sanat gelişti,teknik gelişti,insanların beklentileri değişti. Sinemada bir oyuncunun yüzünü bilmem kaç mikron büyütülmüş halde görmeye alıştı gözler.Oyuncu o kadar yakın plan gözleriyle,mimikleriyle oynayabildi ki,gerçekten o rolü yapıp yapamadığını hemen anlayıverdik.Sesini yükseltmesine,abartılı jestler yapmasına gerek kalmadı.Gerçekten oynayabilen,sinemada yüzünü konuşturdu,mimiklerini konuşturdu başka hiçbir abartıya gerek olmadan. Ayrıca gerçeklik duygusuna da alıştık sinemayla.Her türlü bilim kurgu filmini sanki gerçekmiş gibi izleyebiliyor ve hiç yanılsama,yabancılama gibi duygulara kapılmıyoruz.İki tahta perde üzerine ev dekoru çizilmiyor sinemada.Gerçeği,gerçek evi izliyoruz ya da gerçekmiş gibi setlerde yine gerçek duygusundan asla kopmadan gerçek zannediyoruz. Tiyatro artık miyadını doldurdu kanımca.Yani kullanma süresini,yani geçerliliğini,yani inandırıcılığını.Bu gün neden hala Karagöz Hacivat izlemiyoruz,neden artık Nasreddin Hoca fıkralarına gülmüyoruz,Keloğlan bizi eğlendirmiyor,Orta oyunundan neden artık zevk almıyoruz,tipik Ramazan eğlencelerinde bile gülümsetmiyor? Bunun cevabı benim tiyatroya bakış açımla aynı. Tiyatro oyuncuları nedense hala Türkiye’de dokunulmazlıkları olan kişiler olarak algılatılıyor zorla.Tiyatrocular,bir talk şov programına katıldıkları zaman normal sanatçılardan çok daha fazla saygı görüyorlar.Neden? Evet merak ediyorum neden? Abartılı makyaj abartılı mimik ve abartılı jestlerle olmayan bir yerde varmış gibi yaparak uzun oyunları uzun tekstleri ezberleyebiliyorlar diye mi? Sadece ezberden bir şeyler oynayabilmek mi üstünlükleri?Ezber kuvvetleri mi yani başka sanatçılara fark attıran? Nedir? Eğer buysa,bale de opera da birer gösteri sanatı oldukları halde çok azınlıkta kalan bir hayran grubu var,hatta operadan nefret ederim,baleden çok sıkılırım demek her nedense anlayışla karşılanırken,tiyatrodan hiç hazzetmem demek Türkiye'de niçin hala bir tabu gibi görülüp ayıplanma,sanattan anlamama hatta vandallık olarak yorumlanabiliyor? Sinema sanatçısı neden onlar kadar aferin almıyor?Neden çocukları hala bu ilkel sanatı görmeye,desteklemeye ve alkışlamaya güdülüyoruz?Tiyatro sahnelerinde argo kullanılmıyor diye mi?Daha steril,daha korumalı diye mi?Hiç de değil,ne özel tiyatrolarda argonun küfürün bini bir para gidiyor.Örnekse Nejat Uygur tiyatrosu ve oyunları işte. Nedir peki tiyatroyu hala bu gerçeklik çağında bu kadar el üstünde tutulmaya zorlayan sebep? Neden mesela Hamlet’in sinemadaki bire bir hayaletli konuşmalı şatolu matolu sinemasını seyretmek yerine,abartılmış repliklerle tiyatroda izlemeyi tercih edeyim?Bana tek bir mantıklı sebep söyleyin? Şimdi bir de hayatında bir dize olsun şiir bile ezberlememiş insanların rol aldıkları özel tiyatrolar moda oldu.Eskiden gazinolara gidilirdi sanatçıyı görebilmek için şimdi mankenleri,şarkıcıları görebilmek için mi gidiliyor bu tiyatrolara?Yoksa alkış tutkunu insanlar,alkış bağımlısı insanlar hala bu bağımlılıktan kurtulamadıkları için mi tiyatro pohpohlanıyor yüceltiliyor hala? Senden oyuncu moyuncu olmaz diye tiyatro okumalarına izin verilmeyen kişilerin hikayelerini okuyoruz basında.O kişiler TV dizilerinde,sinema filimlerinde oynadıkları zaman görüyoruz ki gayet de güzel oynuyorlar hatta gerçekten oynuyorlar çünkü mimiklerini seslerini gayet yakından ve gayet doğal şekilde bağırmadan görüp duyabiliyoruz. Bir de şu var,tiyatro eğitimi almış kişiler,TV dizilerinde oynadıkları zaman,röportajlarında falan diyorlar ki ben bu işi para kazanmak için yapıyorum ama asıl aşkım tiyatro.Yahu niye?Bunu söylemeyince aşağılanmış mı oluyorlar,camiadan mı dışlanıyorlar nedir? Tamam konservatuarlar açık kalsın,oyuncu yetiştirsinler harikulade,buna bir şey demiyoruz da,ille de mezun olduktan sonra tiyatroda çalışmasınlar be kardeşim. Tiyatro eğitimi alıp sinemaya geçtiler diye de aforoz edilmesinler. Alkış bağımlıları,rol yapma tutkunları kendilerine sinema teklifi gelsin diye bekleyemeyecek kadar sabırsızlarsa,elbette bir oyun sahneleyecekler içlerindeki tutkuyu dizginleyemeyerek,tamam da,niye çocukları tiyatroya gitmeye zorlar Türkçe öğretmenleri,niye ha niye? Çok özel danslı müzikli gösterilere hiç bir şey diyeceğim yok çünkü sahnede dans gösterileri izlemeye de bayılırım.Hatta senaryonun konusu aslında bir hiçtir amaç aslında güzel danslar izlemektir benim açımdan.Bunun dışında hele ağır melodramlı,ağdalı konuşmaları uzayıp giden,dekorları,ışıkları gerçeklik görüntüsünden oldukça kopuk -Miş gibi –mış gibi yapılan bir sanat dalının kime ne faydası var?

3 yorum:

  1. Değerli öğretmenim. Öğretmenler günün kutlu olsun. Öpüyorum.

    YanıtlaSil
  2. Minoşum dünyanın en zarif arkadaşı ben de seni sevgiyle öpüyorum.Sen birtanesin biliyor musun?

    YanıtlaSil
  3. Canım tulişim sevdiklerinle ve sevenlerinle nice mutlu bayramlar. Kucaklıyor ve öpüyorum. D gribine inat:)))

    YanıtlaSil