sağtık

AHMET CAKAR TURKCEDEN CAKMAZ

Çarşamba akşamı ,kanalını hatırlayamıyorum ama sanırım Fox TV de Ahmet Çakar'ın sunduğu bir yarışma programı var.İlk kez rastladım ve çıkmış soru ilgimi çekince,izleyeyim dedim.Burda Ahmet Bey,sürekli yarışmacılara şöyle diyordu"Bak,bu soruyu doğru bil,sana şu kadar hediye...."Doğru bilmek, ne demek arkadaşlar?Bir soruyu cevapladığında ya bilirsin ya bilmezsin.Yani ya bildin denir,ya bilemedin denir.Yani yarışmacı şöyle bir şey diyebilir mi: "Cevabı bildim ama yanlış bilmişim..." Yanlış olunca,zaten bilememişsin demektir,öyle değil mi? "Doğru cevapla" ya da "Bu sorunun cevabını bil",denir. Soruyu doğru bilmek tümden anlamsız çünkü zaten soruyu değil cevabı bilmesi gerekiyor. Yani Ahmet Çakar maalesef Türkçe'den çaktı. Ayrıca yine bir şey dikkatimi çekti,nedense bu bilgi yarışması moderatörleri,her sorudan sonra,ben bu sorunun cevabını bilmiyorum gerçekten,diye bir açıklama yapıyorlar.Hani şike mike söylentilerine yol açmayayım diye.Yahu insan demez mi be kardeşim bir taneyi de biliyor ol be... Yani bilgi yarışması moderatörü olacak adamları da ne tesadüfse hiç bir sorunun cevabını bilmeyen adamlardan seçiyorlar.Tuhaf bir tezat değil mi? Ayrıca yine sık sık yarışma ekranının üzerine kocaman yapıştırdıkları bir görüntü var ki kasada biriken ve henüz kazanılmamış parayı anlatan rakkamı şöyle ifade ediyorlar Toplam Ödül= 198,000 YTL Buradaki virgül dikkatinizi çekti mi? Virgüllü sayılarda virgülün sağındaki sıfırlar o sayıyı sıfır yokmuş gibi okunma zorunluluğu getirir,yani bu durumda toplam ödül 198 YTL imiş gibi algılanmak durumundadır.Yani uzun lafın kısası,orada virgül değil,nokta olacaktı doğrusu da şöyle olmalıydı Kasada Biriken Ödül= 198.000 YTL YANLIŞLAR BİTMİYOR Yeri gelmişken,söz ve ifade yanlışlarından söz açılmışken söyleyeyim; çevremdekilerin sürekli kullandıkları ama yanlış olan ve benim bıkıp usanmadan düzelttiğim bazı deyimler,terimler,sözcük grupları veya sözcükler de var ki burada onlardan sözetmeden geçemeyeceğim.Nüans farkı...nüans zaten fark demektir ya nüans dersin ya fark...Arka fon...fon zaten arka demektir ya arka dersin ya fon dersin...
Geri iade etmek...iade etmek demek zaten geri vermek demektir,başına geri sözcüğünü koymanın alemi nedir?
Bir de bazı atasözleri var yanlış kullanımı beni çileden çıkarıyor.
Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü değil,zürefanın düşkünü olacak.Burda Zürafa hayvanı değil,zarifler anlamındaki zürefa kelimesi önemli.
Çok güzel tepkiler aldık denir mesela...Hayır!
Tepki kelimesi tepmek kökünden gelir ki olumsuz anlam içerir.Eğer tepki olumsuz değilse buna güzel eleştiriler aldık denir. öss sınavı denmez zaten öss' nin son s 'si sınavın s 'sidir.
- itü üniversitesi denmez mesela zaten sondaki ü ünv.kısaltmasıdır.
- tdk kurumu denmez k zaten kurum'un kısaltmasıdır.
full dolu denmez full zaten hem ingilizcedir hem dolu demektir. Arka fon? fon zaten arka,arka plan demek.Fonda güzel bir müzik denir ,arka fonda güzel bir müzik denmez.Arka arkada güzel bir müzik demiş olursunuz o zaman.
Terim sözcüğü herhangi bir teknik alanda belirgin bir anlamı olan kelimedir. Teknik terim derseniz anlatım bozukluğu içeren cümle kurmuş olursunuz
Yanlış hata denmez zaten ikisi de aynı anlamdadır.
Karamanın koyunu,sonra çıkar oyunu değildir,doğrusu
Karaman'ın koynu sonra çıkar oyunu'dur ki tarihte Karamanlı Beyi'nin koynundan çıkarttığı bir kuş ile sözünden dönmesini anlatan bir deyimdir. Mahzur ile mahsur kelimesi çok karıştırılır.
Mahzur kaldım denir oysa mahsur kaldım denmelidir.
Mahzur,sakınca demektir.Doğru kullanımı şu şekilde olmalıdır
Köyde mahsur kaldık
Bir mahzuru mu var? Hepsini birden hatırlamam imkansız olduğu için Google dan aratarak yanlış kullanılan kelimeler ile doğrularını buraya toptan ekledim.Hepimiz faydalanırız umuyorum.
YANLIŞI DOĞRUSU
laboratuar laboratuvar
antreman antrenman aptes abdest
eşortman eşofman
orjinal orijinal
yalnış yanlış
yanlız yalnız
kiprik kirpik
kirbit kibrit
anbar ambar
canbaz cambaz
çenber çember
makina makine
meyva meyve
zatüre zatürree
matba matbaa
deynek değnek
süpriz sürpriz
poaça poğaça
kordalye kurdele
sandoviç sandviç
eksoz egzoz
pardesü pardösü
ayidat aidat
pilaj plaj
tazik tazyik
traş tıraş
metod metot
ara söz arasöz
ara yön arayön
heralde herhalde
hanfendi hanımefendi
beyfendi beyefendi
katilitik katalitik
salıngaç salıncak
kaydırgaç kaydırak
okşizen oksijen
şarz,şarş şarj
Yine sinir olduğum ve yanlış olan bir kullanım şekli daha ekleyeyim "Portakal suyu sıkmak!" Portakalın kendisi sıkılır,suyu sıkılmaz.Üstelik hiç bir şeyin suyu sıkılmaz.Madde sıkılır,suyu çıkartılır. Doğrusu; "Portakal sıkmak"dır
Not=Eylemlerim devam edecektir

3 yorum:

  1. nurtenbeğendi11 Şubat 2008 14:45

    (KAPATMIŞ OLDUĞUM BLOGUMDAKİ BAZI ÖZEL YORUMLARI BURAYA AKTARDIM.ONLAR BENİM SEVGİLİ OKURLARIMDI,YORUMLARIN ORDA KALMASINA İÇİM RAZI GELEMEZDİ)
    EYLEMLER DEVAM ETSİN!
    Çok güzel tespitler. Benim eğitimim edebiyatla ilgili olmadığı halde, bizim zamanımızdaki devlet okullarının hakkı ödenmez iyi öğretmenlerinin gayretleriyle, üçbeş şeyi öğrenmiş bulunuyorum. Mesela "da" ve "ki" nin nerede bitişik nerede ayrı yazılacağı gibi. Tabi trafikte yol alırken, mağaza vitrinlerinde ucuzlukları takip ederken, gazete ve dergileri okurken, tvde sinemada alt yazıları anlamaya çalışırken deli olmak işten bile değil. Koca koca belediyeler bile imla hataları ve yazım yanlışlarıyla karizmayı çizdiriyorlar. Hadi belediye başkanı oturup kendi yazıyor değil (iyi ki de kendileri yazmıyor, ne hatalar daha olurdu kim bilir) bu panoları afişleri ama, hiç mi okula gitmiş, bırakın üniversteyi ilkokulu bitirmiş insanınız yok? Hele tvler. Halk bunu istiyor diye en olmadık programları, birbirinin aynı ucuz formatları gözümüze gözümüze sokmayı bilirler, imla klavuzu görmemiş teknisyenlere alt yazı yazdırırlar. Hadi hata oldu, alt yazının onbeşinci tekrarında bari düzeltin değil mi? Kendi dilimize sahip çıkamıyoruz diye çok üzülüyorum. Evlatlarımız nece konuşacaklar acaba, hele torunlarımız? İki arada bir derede, kültürden nasipsiz bir nesil mi geliyor? 100 yıl sonra hala bir edebiyatımız ve yazı dilimiz olacak mı? Konuşma dilimiz ne olacak? Zifiri karanlık kuşağı gibi, alacakaranlık kesmez. Herşey güzel olsun inşaallah, korktuğumuz gibi olmasın.

    YanıtlaSil
  2. Nurtenciğim,şimdi bir de anlık mesajlaşma dili türedi,güzel Türkçemizde.Kelimeleri kısaltmalar,gülme efektleri yerine ingilizce lol yazmalar falan.
    Teknoloji ilerledikçe,insanlar zaman sorunu yaşıyor,yani her şey kolaylaştıkça,hayatta bölünmemiz gereken o kadar çok şey olmaya başlıyor ki,hayat sanki daha da zorlaşıyor.Bu da tuhaf bir paradoks işte.
    Bu zaman sorunu da insanların hiç bir şeyi derin ve hakkıyla yaşayamamasına neden oluyor.Bir yerlere,bir şeylere yetişme kaygısı içinde,kendi özümüzü yitiriyor ve ona ne zaman yetişeceğimize aldırmıyoruz bile...

    YanıtlaSil
  3. Hünkarsofrası12 Şubat 2008 17:10

    Sevgili sakız çiğneyen kadın,güzel kalem açacağı.Ne güzel de anlatmışsın,eline yüreğine sağlık,senin gibi Türkçe sevdalıları olmasa bu ülkede,halimiz ve dilimiz nereye gitcek bilmiyorum.Ben lise okudum ama elimden geldiğince imlaya ,vurguya dikkat ederim çünkü bu insanın hayatı nasıl algıladığını gösteren bir tür imza gibi bir şey.
    Teşekkürler,eylemlerine sık sık göz atacağım.

    YanıtlaSil