sağtık

İVEDİK SENİ SEVEMEDİK

Filmi ilk günde bilmem kaç bin kişi izlemiş,yer bulmak zormuş,bir hafta önceden biletlerin tükendiği seanslar varmış,espriler halkın diline sakız olmuş...falan filan.
Filmi henüz izlemedim,izlemeye de niyetim yok,çünkü hem fragmanından hem yorumlardan hem anlatılanlardan anlamış bulunuyorum ki benim kaliteli film,iyi hikaye,iyi komedi,kaliteli ve ince espri anlayışıma uymayan bir film için zaman harcamak istemiyorum.
Önyargılı mıyım?
Belki?
Ama ön yargılara kapı açmak istenmeseydi,filmlerin fragmanları hazırlanıp filmler henüz vizyona bile girmeden internette dolaşıp durmazdı,diye düşünüyorum.
Demek ki neymiş,fragmanı ve yorumları izleyerek önyargılı olma hakkımı kullanıyormuşum.
Filmi eleştirmek için izlemem gerekir evet bu nedenle eleştiri falan yazacak değilim.Sadece, bir kıllı öküzün (bu öküz benzetmesi bizzat Şahan Gökbakar'ın kendi yorumudur) bu günkü şartlarda,hatta facebooktan bile haberdar olabilme ve üye olabilme lüksüne sahip bir öküzün,bu çağda hala o kıllar,o tek kaş, o(yapıştırma ve beceriksiz) sakal,o( gerçekten fersah fersah uzak gözü rahatsız eden acemi makyaj ile elde edilmiş,daha doğrusu elde edilememiş )vücut kıllarıyla,nasıl bir medeni cesaretle ortalarda dolanabildiğine,niye kendisini baştan yaratabilecek işinin ehli bir erkek berberine uğramadığına şaşıyorum.Madem yarattınız bir tip,azcık mantığa uydurun kardeşim,demezler mi adama?
Nasıl oluyor da ,artık elli yıl öncesine ait dediğimiz,Murat,koyayım da turat türünde esprilere gülünebiliyor,seyirci bir kaç kilo kıl ve onu taşıyan bir maganda izlemek için böylesine hevesle sinema salonlarına koşuyor?Koşsun,her filmin izleyici kitlesi vardır ona da bir şey demeyiz ama,onca kaliteli yapım bu kadar ilgi görmez,bu kadar gişe elde etmezken,filmin bu kadar ilgi görmesi sosyolojik bir olgudur,kesinlikle araştırılıp ehil kişilerce analiz edilmesi lazımdır diye düşünüyorum.
Bana beğendiğin filmi söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim!!
Kuzey Avrupa ülkesi değiliz ki bu kadar kıllı herif olur mu yahu deyip de meraktan sinema salonunu dolduralım.Türkiye burası,yurdumun halk plajlarında zaten her zaman görebileceğimiz,ormani tipte birinin abartılmışı işte.
Bir zamanlar Fırt dergisi vardı ve orda bir Arap Kadri vardı...Bilmiyorum hala çıkar mı o dergi ama arap tam bir maganda Türk yansımasıydı.Şimdi bu Recep karakteri,işte onun dış görünüş olarak belli omurgaların ve aynı hayat anlayışının çok azıcık evrim geçirmiş hali.
Yaratıcılık,yok.
Zeka küpü espriler yok.
İçinde bulunulan duruma uyan parlak buluşlu sözler,parlak anlık espri üretme zahmetine katlanılmamış.
Aydemiş Akbaş'ların,Kemal Sunal'ların,Perran Kutman'ların,seneler önce yaptığı,denenmiş,yaratılmış,konuşulmuş,gülünmüş,tüketilmiş tekrarından başka bir tek artısı bile yok.
Bir maganda,modern bir sosyal ortama düşerse,ne olur?Aman da aman,hiç denenmemiş,hiç kullanılmamış,hiç düşünülmemiş yepyeni bir fikir yani öyle mi?
Buna rağmen film rekora koşuyor.
Çünkü,birileri seyredip seyredip,ahan da bu bizim filanca abiye benziyor,aaa bu aynen bizim filanca enişte diyecek.Üstelik sözde Recep ağzı kullanılarak sonradan yapılacak esprilere iyi de bir kılıf hazırlanıyor,ola ki birisi çıkar da amma magandasın derse,şahıs cevabı yapıştıracak,ben değil ulan,bu Recep İvedik esprisi,cahil!!
Bir filmin çok komik olması için,insanın kendi kendine yakalayabileceği çok ince ayar espriler de olmalı,yıllardır internette dolaşıp duran geyik esprilerden çalıntıyla film diyalogları yazılmamalı,seyirci bu zokayı yutmamalı, diye düşünürken,bir yandan da Türk izleyicisinin,sadece üç çeşit akışkanı garanti eden filmleri göğe çıkardıklarını da çok iyi analiz etmiş bir izleyici olarak buna bir yandan da şaşırmamaya gayret ediyorum.
Film izlerken ya gözünüzden yaş akacak,geberesiye ağlayacaksınız ki ,başkalarına tavsiye edin.
Ya gülmekten altınıza işeyeceksiniz ki filmi başkalarına tavsiye edin.
Ya da filmde sular seller gibi kan akacak,silahlar susmayacak ki filmi başkalarına tavsiye edin.
Türk sinema izleyicisinin profili budur.
Bunlardan biri film esnasında kendisinden veya kahramandan akmıyorsa,filme gittiğine pişmandır.
Şahan Gökbakar'ı bir tek şey için tebrik edebilirim.
Normalde son derece entelektüel ve gelişmiş mizah anlayışına sahip bir adam olduğunu çok iyi gözlemlebildiğim için,normalde bu filmi kendisi değil de bir başkası yaratmış olsaydı,normal izleyici olarak kendi mizah standardına uymadığı için ne gider ne de gülerdi,onu çok iyi biliyorum.
İşte buna rağmen Türk izleyicisinin popüler film realitesini çok iyi gözlemlemiş ve senaryo üzerinde ince ince oya gibi uğraşıp emek döken onlarca senariste çalım atmış,taş gibi bir modern Şaban,bir yerli Borat,bir çağdaş Arap Kadri yaratmış ve parayı da vurmuştur.Bu mudur,budur...!
(Tuliş...sakız çiğnerken de düşünebilen kadın...)

2 yorum:

  1. yengoş ben hakan çıok beğendim.eline sağlık

    YanıtlaSil
  2. canım benim bi kro bukadar güzel anlatılırdı harikasın

    YanıtlaSil