
Yahu bir kozmetik ürünüyle ilgili kafama takılan bir şeyi aramak için bir gogıllatıyım dedim de,ya rabbim ne de çok makyaj,kozmetik,giyim kuşam blogu varmış ve hepsinin de ne kadar fazla takipçisi var aneeeyy!!!
Yurdum hatunlarının neredeyse üçte ikisinden bilem fazlası(simgesel olarak nasıl ifade ediliyor bu matematik tabiri?) kazandığı tüm parayı,kozmetiğe yatırıyor yeminlen.
Ben mi çok cahil kaldım,kezban modunda mı geziyorum acaba diye kendimden şüphelenmeye başladım.
Tam bir kozmetik cahiliyim,anlaşıldı,test edilip onaylandı. Kozmetik shoplarda gördüğümde ilgimi çekmeyen,ayrıca hediye bile edilse ne işe yarayacağını bilemediğimden muhtemelen Gülkafa'ya hediye edeceğim ikibin tane ürün sayabilirim size bu bloglarda sözü edilen...
Bunları okuya okuya kafayı yersiniz valla benden size uyarı.(Gel vatandaş gel,onu okuma beni oku)
Benim makyajla ilişkim her zaman düzeyli olmuştur.Hiç laubali olmadık kendisiyle. Kirpiğe rimel sürülür. Göz üzerine kalem çekilir. Nemlendiricinin üzerine taş pudra pat patlanır. Gece ise siyah far sürülür. Gündüz ise açık kahve tonları o da belkii...
Yanağa da azcıkın bronz tonlarda allık fırçalanır.Bittiiii...
Ruj? yok! Parlatıcı? Sevmiyorum,yapış yapış oluyor.
Gözaltı concealer falanmış,aydınlatıcıymış,allahım neler neler varmış da haberim yokmuş.
Yok kardeşim yok kullanmıyorum işte. Far fırçaları takımları gördüm,allık fırçaları takımları gördüm ülen bloglarda.
Ruj fırçaları seti olan var.Şakada şukada fotoğraflamış ve yayınlamışlar. Şaka gibi şaka..
Ülen kadın,bu kadar şeyi sürüp sürüştürecek vakti nerden buluyorsun?
Böyle bir blogun olduğu için takipçi sayına göre sana bir sürü firmadan da ayrıca onlarca deneme ürünü yağıyor,bir de onları kullanıp kullanıp yorumluyorsun.

Ha tabii bu arada unutmamak gerekir ki,bu numunelerin de çoğu,firma ile aranı iyi tutmak adına sallamasyon ve abartılı yorumlarla göklere çıkartılıyor ki yok öyle bir şey.Her yoruma kanmayın.(yazar burda kamu hizmeti yaparak,cennete yaklaşmaktadır) İçime doğru daraldım vallahi. Koskoca hayatın içinde aslında ne basit bir ayrıntı.
Rujlar,rimeller,ojeler,kapatıcılar,gerdiriciler,renklendiriciler,dolgunlaştırıcılar,parlatıcılar,belirginleştiriciler Hepsini alıp hepsini kullandıklarını farzediyorum diyelim; Herşeyi sürüp sürüştürdüklerini,harika,muhteşem,olağanüstü göründüklerini.
Tamam. Güzel. E ama nereye kadar?
Okumak,kültürünü arttırmak,hayatın farkında olmak,içselliğini geliştirmek nerde kaldı?
Şimdi kozmetik blog bağımlısı ya da yazarı iseniz,kızacaksınız bana,hatta birçoğunuzu takip de ediyorum ama takip etme amacım başka tabii o da başka bir yazı konusu belki. Nerden biliyorsun boyananların okumadığını,yazmadığını diyeceksiniz.
Eh,öyleyse,kafası çalışan,hayatta söyleyecek bir şeyleri olan bloggerların bloglarındaki takipçi sayılarına bakın.
Bir de moda ,makyaj ve açık saçık günlük hayatını yazıp duran kadın bloggerların takipçi sayılarına bakın.
Ayrıca,en son kategorideki bloggerların en fazla da erkek takipçisi var,biliyor muydunuz?
Canı isteyen istediğini okur,istediğini de takip eder,istediği konuyla ilgilenir,istediği kadar sürüştürür,alışveriş yapar.Bana ne tabii ki. Ama Türkiye'deki blog okuyucularının en fazla bu tür trend bloglarını takip ettiğini de biliyor muydunuz?
Ülkenin kültürel gelişmesini şablon aldığımızda,bu istatistiğin ne kadar acı verdiğini söylememe gerek var mı?
(Şimdi benimle aynı fikirde olduğundan şüphem olmayan ARYA yı mimleyerek,bu konu hakkında bir yazı yazmak zorunda bırakıyoruuuumm..eheheeh,kötüyüm ben kötü)
Neyse işte konumuza dönersekyüzünüzü güzelleştirirken,beyninizi ve ruhunuzu da ihmal etmeyin diyorum sadece ve huzurlarınızdan bir başka programda görüşmek üzere ayrılıyorum.Bizi izlemeye devam edin anacııım.